Sensizlik mi sessizlik mi...

Karanlığıma gömerken seni sessiz çığlıklarım vardı içimde...
korkularım, yine bana kalan yalnızlığım vardı.
Zormuş; bu kadar yakın olupta uzak durmak,bu kadar uzak olupta seninle dolmak...
yazmanın en iyi şey olduğunu söylerdin hep bana inan ki o bile durduramıyor içimde sana doğru akan seli...
iki düşünüp bir yazıyorum her zamanki gibi öyle alışmışım ki kendimi sınırlandırmaya...
gidiyorsun artık çok uzaklara,.varlığını ilk defa bu kadar derinlerde hissedip,kendimi sana açmışken gidiyorsun işte...
içimdeki yerini zor fark etti benliğim, yokluğunla daha da yorulacak,belki de darmadağın olacak...
gözlerimdir konuşan sadece .isyanlarımı,korkularımı,daralan zamanımı,
yalnızlığımı anlattı herkese hiç kimsenin onları hiç kimsenin anlayamayacağını bildiği halde,.
belki de buydu onu rahatlatan....
inan ki içimdeki dünyam, içinde bulunduğum dünyadan daha büyük...
en büyük farkları; içimdeki...
benim dünyamda herkes olması gereken yerde,hakkettiği gibi...
Gidişini düşünmek bile korkutuyor beni...
Tarifi olmayan duygularımla sana uyanıyorum her sabah,
Varlığınla çoğalıp yokluğunla eksiliyorum...”
Jela

Yorum (yok) Yorum yaz!

İSTERDİM

İSTERDİM
Senden uzakta olmayı hiç istemedim
Gülümsemeni görmek isterdim
Bana "seni seviyorum" demeni beklerdim
Ben seni;
Gündüz, yeni açmış bir Gül'e
Geceleri ise;
Etrafına ışık saçan bir yıldıza benzetirdim
Ne yazık ki,
Bana sayısız yıllar kadar uzaksın
Senden uzakta olmayı hiç istemedim...

Seninle el ele yürümeyi isterdim
Herhangi bir yol sessizliğinde
Ya da en güzel yağmurlar altında
Ve soğuktan üşüdüğünde
Sana sarılıp bedenini ısıtmak isterdim
Gözlerinden sevgiyle girmek,
Kalbinin en sıcak yerinde kalmak isterdim
Bilmeni isterim ki;
Senden uzakta olmayı hiç istemedim...

Seninle beraber gülüp,
Beraber ağlamak isterdim
Gözlerinden dökülen her damla gözyaşını öperdim
Dalgalı saçlarını,
Parmaklarımın arasında hissetmek isterdim
Teninin kokusunu,
Bir nefeste içime çekerdim
Yanağına bir buse kondurup,
Tatlı tatlı gülümserdim
İşte ben seni bu kadar çok sevdim
Ve senden uzakta olmayı hiç istemedim...

Seninle sadece gözlerimle konuşmak isterdim
Yani aşkın başladığı yerde
Sadece ay ışığının olduğu bir mavi gecede
Seninle kıyı boyunca yürümek,
Denizin aydınlık yüzünü seyretmek isterdim
Kim bilir;
Belki de dayanamayıp seni öperdim
İşte ben seni bu kadar çok sevdim
Senden uzakta olmayı asla istemedim...

 

Yorum (yok) Yorum yaz!

Tut ki Gidiyorum

Tut ki Gidiyorum

Bir amansız İstanbul akşamı
Yorgun kaldırımlarında serseri adımlar
Bir güvercinin kanı damlıyor şehre
Bir ucuz haber bülteni asılsız bir ihbar
Ben yakmışım İstanbul'u
Sıla rengi gözlerine yandığım kadar
Sıla rengi gözlerinde ben rehin
Ben kayıp ben kaçak
Katil zanlısıyım bu şehrin
Tut ki aranıyorum
İçindeyim bütün faili meçhul cinayetlerin
Hüküm giymiş yüreğimde alaca bir ayrılık
Ve dem tutmuş sevdanla yakıyorum kendimi
Ardımda bıraktığım üç emanet
Türküm sılam ve sen sevgili

Yanıbaşıma sensizlik yağdı her gece
Bir ani ölüm ansızın pusuladı benliğimi
Ve sevda tütülü saatlerde
Bir masum karanfil yalayıp geçti
Bütün sevdalıların alnını
Yanıbaşıma sensizlik düştü her gece
Sıla rengi gözlerin işgal etti düşüncelerimi
Sensiz kaç yalnızlık uğurladım canevimden
Düşlerimi kirli havasına terkettim İstanbul'un
Tanımadığım üç beş kişiye ödünç verdim meteliklerimi
Ve bu bela kokulu şehrin sokaklarında
Kaç kişi gördü
Hasretinin zehir izmaritlerini ezdiğimi
Kimler bildi sensiz soluklarımda intihar koktuğunu
Soğuk bir gecenin sırtında nöbetteyken hayat
Kaçı anladı yaralı aklımda misafir yokluğunu
Hasretimden kimler haberdar
Beni İstanbul'a kim öğretti
Nerden geliyor bu infilak sesleri
Yüreğimdeki yangını kim ihbar etti

Seni özleyince yanıyor şehir
Bir kor düşüyor sağ yanıma
Bir çığ telaşı
Hani o kimsenin bilmediği türden
Her sabah şehri sisler kaplıyor
Bir tren kalkıyor usulca gözbebeklerimden
Sana adanmış şiirimde bir şair ağlıyor adıma
Ve sensizliğin şafağında bir postacı
Hasretin pulsuz mektubunu koyup gidiyor kapıma
Seni özleyince kanıyor şehir
Bir çocuğun buğulu bakışlarında
Saklı kalıyor tebessümler
İçimin ıssız iklimlerinde bir sevdadır büyüyor
Bir papatya beyazı dokunuyor tenine akşamların
Gözlerin bir sevda niyetine dalıyor yüreğime
Bir kibrit alevinde düşler
Ötesine savruluyor zamanın
Bozbulanık bir hasretlik
İnce ince işleyince içime
Okları bana değiyor ayrılığın
Gözlerin bir türkü niyetine dalıyor yüreğime
Türkümüze kurşun sıkıyor ihanet a canım
İstanbul benzemiyor sıla rengi gözlerine
Umuda kurşun sıkıyor ihanet işte
Ayrılık niyetini bozuyor sevdanın
Hani çekilir bu sevdanın yükü de
Yokluk alıyor sabrını adamın

Bir amansız İstanbul akşamı anlayacağın
Yorgun kaldırımlarında ben
Hasretin kanı damlıyor şehre
Can göçüyor bir virane sensizlikten geçerken
Hüküm giymiş yüreğimde alaca bir ayrılık
Dem tutmuş bir sevda
Üç yalnızlık üç emanet
Uğruna ölümle tanış çıktığım
Hani yummadan gözlerimi
Birbaşıma bütün şehri yaktığım
Tut ki gidiyorum
Sıla rengi gözlerinde kurşunlayıp hasreti
Bir amansız İstanbul akşamında yakıyorum kendimi
Ardımda bıraktığım üç emanet
Türküm sılam ve sen sevgili

(10 ağustos 2002 ERCİŞ)
 
Gülşen Çağan

Yorum (yok) Yorum yaz!